Tarih, M.Ö. 2013
Yeni sezona yeniliklerle başlamak, yenilenerek başlamak için mayıs
serinliğinde bitip ağustos sıcağında başlayan, Avrupa’nın egosu en şişkin
liginde meşin yuvarlak yeniden kalabalıkları (eskisi kadar olmasa da)
peşinden koşturmaya başladı.
![]() |
| Galatasaray 2 - Gaziantepspor 1 |
Yaz boyu tüm ülkeyi kuşatan eylemlilikler İstanbul United ruhundan tutalım
İzmir United’a, oradan Adana United’a kadar yayılmış, yılların düşman kulüpleri
için dostluk ağlarını örmüş, devlet siyasetiyle kirletilmiş futbol alanında
taraftarından futbolcusuna kadar yeni bir oyun umuduyla yenilenme umudu
yaratmışken, bu rüzgârın ne Gaziantepspor taraftarına ne de takımına
uğradığını, bunun baş sorumlularının da yönetiminden teknik heyetine kadar bu
yenilenmeyi taşıyacak özellikleri barındırmayan Kızıl & Uygun konsorsiyumu
olduğu herkesin malumu.
Bu nedenle yeni sezona yeniliklerle başlamak, yenilenerek başlamak
İbrahim Kızıl yönetiminde, Bülent Uygun teknik direktörlüğündeki Gaziantepspor
için geçerli değil, maalesef…
Olup bitenler, kaç sezondur Gaziantepspor’un yaşadığı olumsuzlukların
tekrarı/devamı niteliğinde… Bayram tatillerindeki trafik kazaları gibi
kanıksadığımız bir durum artık.
Yapıl(a)mayan transferler, dostlar alışverişte görsün hesabı satışa
çıkarılan kombineler, ligin daha ilk maçına 18’de üç kaleciyle çıkmak zorunda
kalış, S. Özbayraktar’ı sağ bek oynatma fantezisi…
Kuruluşunun 50. yılına yaklaşan; ama hala amatörlük, acemilik, ilgisizlik
gibi adına her ne derseniz uyar bir durum. Yarım asırda bir
yapıyı/kurumu/derneği/takımı profesyonelleştirememek ciddi bir başarı
sayılmalı!..
Bu arada, 21 Haziran 2013 tarihinde başlayan transfer sezonda takımımız ilk
yabancı transferini dün gerçekleştirdi: Bosnalı orta saha oyuncusu Semir
Stilic…
Geçen sezon Fatih Terim’in istediği; ancak gerçekleşmeyen bu transferi Gaziantepspor’un bitirmesi Kızıl yönetiminin tek başarılı olduğu alan olan nokta transfer konusunda hala formda olduğunu gösteriyor. Tabata, Popov, Sosa, Wagner, İbricic’den sonra onlar klasında bir oyuncu daha transfer edilmiş oldu. Bu sezonki “kutsal” kümede kalma hedefinin kahramanı da Stilic olabilir.
Geçen sezon Fatih Terim’in istediği; ancak gerçekleşmeyen bu transferi Gaziantepspor’un bitirmesi Kızıl yönetiminin tek başarılı olduğu alan olan nokta transfer konusunda hala formda olduğunu gösteriyor. Tabata, Popov, Sosa, Wagner, İbricic’den sonra onlar klasında bir oyuncu daha transfer edilmiş oldu. Bu sezonki “kutsal” kümede kalma hedefinin kahramanı da Stilic olabilir.
Gelelim sezonun ilk maçına:
![]() |
| Karce, dün kötü günündeydi; hem Snejder'in golünde hem de Burak'ın pozisyonunda hatalı çıkışlar yaptı. |
Kadro sıkıntısı yaşayan kırmızı siyahlı takım Gaziantepspor, Galatasaray karşısına iki yedek kaleciyle çıktı.
İstanbul’un sıcağı, nemi, stadın kalabalığı ve gürültüsü gibi “dış
mihraklar”ın etkisi altında kaldığını var saydığımız Bülent Uygun’un
S.Özbayraktar’dan sağ bek devşirme çabasına tanıklık ettik. Böylece, yaklaşık 3
sezondur hücuma çıkmayan Hakan Balta, Serdar Özbayraktar’ın sağ bek başladığı
maçın ilk 20 dakikasında “hücum açığı”nı kapatmış oldu.
Gaziantepspor kadrosunun Karce ve Haris Medunjanin ile birlikte elle
tutulur 3 oyuncusundan biri olan Muhammet Demir’in oyuna dâhil olmasıyla maç
renk değiştirip kırmızı siyaha evrildi. U17 - U19 - U21 milli takımlarında
49 maçta 47 gol atmış Muhammet Demir’in harika golünü GS taraftarı dâhil
herkes alkışladı.
Bülent Uygun’un saha kenarı performansı iç açıcı değildi. Sezonun ilk
maçında, “şu sezon hemen bitse” görüntüsü verdi. Oldukça sıkıntılı görünüyordu. Oysaki her
şeye rağmen Gaziantepspor onun cezaevi sonrası süreci için yeni bir başlangıç
yapma ihtimali olan bir fırsat(tı).
Yönetimin tüm eksikliklerine rağmen, yaz boyu Süleyman Demirel gibi 7 kere
gidip 8 kez geri dönmesi de kendisinin bu takımı bir fırsat olarak görmesinin
sonucuydu. Yaptığı açıklamalarda da “asker Bülent” havasından çok, “cezaevi
görmüş adam” deneyimi hafiften de olsa hissediliyordu. Ancak ilk maçtaki
görüntüsü bu fırsatı ne kadar kullanabileceği konusunda şimdiden şüphe yarattı.
GS’nin motivasyonsuz, Gaziantepspor’un dağınık bir görüntü verdiği ilk
maçta 2-1’den sonra ortaya konan oyun, ağzımızda bir parmak bal tadı bıraktı.
Oyun, 5 dakika daha oynansaydı haftanın ikinci “torku”, Antep Torku olacaktı.
Şunu da ekleyip bitirelim:
Yeni sezonla birlikte ilkelliklerimize bir yenisini daha ekledik: Maçlarda
yayının sesini kısmak... Tarih, sanki M.Ö. 2013...
Ayrıca, ilk hafta maçlarında açığa çıktı ki stadyumlarda istenmeyen şey
siyaset değil; muhalefet… Bunu görmemek, anlamamak için ya cahil ya da
gerçekten art niyetli olmak gerek.
Antalyaspor maçında Kamil Ocak’ta görüşmek üzere…
Not: Hasan Küçük'ün katkılarıyla...
Not: Hasan Küçük'ün katkılarıyla...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder