"Futbol"a uzak, "işkence"ye yakın…
![]() |
| Gaziantepspor'un kaleyi bulan şutu yok!.. |
Liverpool’u 15 yıl çalıştırmış efsanevi teknik
direktör Bill Shankly’nin “Futbol bir hayat memat meselesi değildir, ondan çok
daha önemlidir.” diyerek açıkladığı bu “oyun-ötesi oyunu” nasıl bu hale
getiriyorsunuz anlamak zor…
"Futbol"a uzak, "işkence"ye yakın
bir maçın ardından ne söylenebilir ki? Ligin daha 2.haftasında
sakat oyuncu yok, cezalı oyuncu yok; ama 4.sağ bekle oynuyoruz. Maç başı iki
sağ bek…
Takım, neredeyse,
yüz gün sonra Kamil Ocak’ta; ancak seyirci/taraftar ortalıkta yok. Nüfusu bir
milyonu aşmış bir kentte on beş bin kişilik tribünün dörtte üçü boş… Her şey
devlet hastanelerindeki tuzsuz yemek kıvamında… Maça renk katmaya çalışan
“meşhur taraftar grubu” küfür etmeden de bir takımın desteklenebileceğini
gösterebilse keşke…
Kalede Karcemarkas
ve savunmada Kemal Tokak takımın iyileriydi. Onun dışındakiler hepten ölü top
organizasyonu… Bu arada, takımın ayağına en çok top yakışan oyuncusu Haris
Medunjani’nin geldiği günden beri sergilediği en kötü oyuna tanıklık ettik.
Bülent
Uygun’a ne demeli, bilmiyorum? Hafta içi yerel basına verdiği demeçlerde kentte
yaşayanların takıma sahip çıkmamasını eleştirip çemkirmiş kendince. Antep’e
geleli üç beş ay olmuş, kentle takım yönetimi arasında olup bitenler hakkında
belli ki bilgisi yok ya da tek taraflı dinlemiş bazı şeyleri…
GS
maçından sonra Antalya maçında da kenar yönetimi olarak sıkıntılıydı yine…
Nitekim, maçın 77. Dakikasında yan hakeme tükürdüğü gerekçesiyle sahadan
atıldı.
Maçın
hakemi de tüm olumsuzluklara nispet yaparcasına rezaletti. Hele penaltı,
kırmızı kart ve sonrasında olanlara hiç değinmeyelim.
Antalyaspor’un
istekli ve kazanmaya yönelik oyunu olmasa Kamil Ocak’tan canlı çıkmamız pek
mümkün değildi zaten… Milan Baros, Tita, Asiati, Diarra gibi oyuncularla nefes
aldık biraz.
Teknik
kadronun maç sonrası yaptı açıklamadaki “alınan 1 puan iyidir” ilkelliği, Yeşilçam
artisti Turgut Doğan Şahin’in bencilliği, Cenk Tosun’un transfer rüyası,
Sernas’ın “benim bu çizgide ne işim var” temalı oyunu, Bekir Ozan Has ve Ekrem
Dağ’ın iyi niyetli çırpınışları bu maç için söylenebilecekler...
İki
transfer yapılacağı söyleniyor. Teknik kadronun iki yeni transferden önce, oyun
mantalitesini bir kez daha gözden geçirmesi gerekiyor. GS ve Antalya maçlarında
“oyunbozanlık” üzerine kurulu bir oyun sisteminin değişerek oyunu düzen,
yeniden yeniden yapılandırabilen, birden fazla oyun planına sahip bir yapıya
dönüşmesi elzem… Tersi, istediğiniz oyuncuyu getirin hikâye…
Kulüp
yönetimine ne desek boş… Ligimizin yönetimi kurbanı takımları listesinde başat
roldeyiz yine: Aziz Yıldırım FB’yi, Yıldırım Demirören BJK’yi, Melih Gökçek hem
Ankaraspor’u hem Ankaragücü’nü, İbrahim Kızıl yönetimi de Gaziantepspor’u…
Haftaya
Beşiktaş maçında görüşmek üzere…


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder