Tunuslu Popescu: Riadh Bouazizi
Tansu Gürsel’e teşekkürler…
2000'li
yılların ilk yarısında ligimizde önemli yer edinmiş oyuncuların arasındaydı
Riadh Bouazizi. Kendisinin sayesinde 2000'li yılların da artık nostaljik olmaya
başladığı gerçeği yüzümüze çarpılıyor. Çoğumuz onu hayal meyal hatırlıyoruzdur.
Hatta unutan da çoktur ancak bu durum Bouazizi'nin ülkemizde tam yedi sene
forma giydiği gerçeğini değiştirmez.
Kabarık
saçlarıyla sahada ilk ayırt edilenlerden birisiydi her zaman. Savunmanın
ortasında veya ihtiyaca göre orta sahada ön libero olarak oynayabiliyordu.
Topla arası iyiydi. Soğukkanlıydı. Lige değer katan oyuncular arasındaydı.
Anadolu takımlar ile
büyükler
arasındaki mesafeyi kısaltan köprülerden birisiydi. Futbol görüşü ve oyunu
geriden kurma özelliği sayesinde Galatasaray için bir dönem Popescu hangi role
koyuluyorsa, Anadolu takımları için de Bouazizi aynı işlevi görüyordu.
Riadh
Bouazizi'nin 2000 yılında Bursaspor'a transfer olarak açtığı Türkiye
kariyerinin, böylesine uzun soluklu ve başarılı geçeceği herhalde kendisinin
dahi aklından geçmemişti. Bursaspor'da iki sezon oynadıktan sonra asıl çıkışını
yapacağı Gaziantepspor'a transfer oldu. Burada 2005'e kadar 90 civarında maça
çıktı. Romashenko, Jaziri, Hasan Özer, Bülent Bölükbaşı ve Lazarov gibi
oyuncularla birlikte Gaziantepspor için unutulmaz bir döneme imza attı.
Çoğu
futbolsever, onu Gaziantepspor formasıyla UEFA Kupası maçında Fransız Lens
takımına attığı o müthiş golle hatırlıyor olabilir. Ancak Bouazizi,
Türkiye'deki kariyerinin haricinde Afrika'nın da önemli oyuncularından
birisiydi. Tunus milli takımı formasını tam 83 kez giymişti ve bu formayla
1998, 2002 ve 2006'da olmak üzere tam üç kez Dünya Kupası'na katılma başarısı
göstermişti. Bu, bizim "dünya yıldızı" diye tabir ettiğimiz
oyuncularımızı solda sıfır bırakacak bir özellik başlı başına. Ayrıca 2004
yılında Afrika Kupası'nı kazanan takımın da bir parçasıydı.
1973 doğumlu
olan Bouazizi, 2005 yılında Kayseri Erciyesspor'un yolunu tuttu. Burada da
2007'ye kadar kaldıktan sonra sessiz sedasız Türkiye'den ayrıldı ve ülkesi
Tunus'a dönerek 2010 yılında futbolu bırakacağı CA Bizertin takımına transfer
oldu. Kim ne derse desin, Kuzey Afrikalı futbolculara Türkiye'de bu kadar çok
güvenilmesini sağlayan isimlerin başında gelir Bouazizi. Belki eskiden de o
coğrafyadan çeşitli oyuncular Türkiye'de oynamıştır ancak Bouazizi'yle birlikte
bu sayı daha da artmıştır. Bu bakımdan Bouazizi'nin Türk futbolu için önemi
sanılandan büyüktür.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder