Şifo’nun
fendi Kafkas’ı yendi…
Dünyaca ünlü teknik adam Fabio Capello: “Bir maçı 6-0
kazanmaktansa, 6 maçı 1-0 kazanmayı yeğlerim." derken futbola dair genel
yargısını özetler. Birçok teknik adam için “doğru” kabul edilebilecek bir
genelleme olabilir, elbette…
![]() |
| Fabio Capello, İngiltere 2 - Fransa 1 maçından sonra tribünlerle selamlaşıyor(!) |
Ancak, futbolseverlerin ne istediği hakkında en genel geçer
yargı, sanırım, Eduardo Galeano’nun şu sözlerinde saklı: “Ben basit bir futbol
dilencisiyim. Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda
yalvarıyorum: “Tanrı rızası için güzel bir maç lütfen!..”
Yaz boyunca “şike” davası ve bu davaya yaklaşımı nedeniyle hem
TFF hem Kulüpler Birliği’nin omurgasız duruşu, ahlaki bir mevzuyu “duygusal”
bir mevzuya bağlama çirkinliği futbola dair bütün “iyi niyetimizi”
sorgulamamıza neden oldu. Ta ki hakemler, başlama düdüğünü çalıncaya kadar…
Antalya deplasmanıyla sezona başlamak, geçen yıl bu takımla
yaptığımız kupa maçı dahil üç maçı düşününce Antepspor açısından “iyi bir
başlangıç yapmak” adına güzel bir fırsat sayılabilirdi. Nitekim, Şifo Mehmet’in
takımı da geçen yıl ki maçlardan ders çıkarmış bir havada maça başladı, geriye
yaslanıp sabırla fırsat kolladı.
Maçın ilk 10 dakikalık bölümünde ev sahibi iyi gözükürken,
sonrasında Antepspor oyunda hakimiyeti –neredeyse- tamamen ele geçirdi, 30. dakikada
topla oynama istatistikleri % 41’e, % 59 Antepspor lehineydi…
Kalede (Karce) ve geri dörtlüde
(Serdar Kurtuluş, Dany, Emre Güngör, İvan) herhangi bir değişiklik yokken orta
alanda iki yeni isim vardı: Samsunspor’dan transfer edilen Murat Ceylan(!) ve
Kamerunlu Binya…
Takımın savunma bloğunu oluşturan bu
yapının maça konsantrasyonu sezonun ilk maçına göre “iyi” sayılabilecek
düzeydeyken, hücum hattı için aynı şeyi söylemek mümkün olsaydı, 90 dakika
sonunda tabelada bizim adımıza/lehimize farklı bir skor yazabilirdi.
Popov, Olcan Adın, Wagner ve en
uçtaki adamımız Cenk Tosun… Ramazan Bayramı’ndan çıkmış bir edayla gezinip
durdular. Özellikle, Cenk Tosun ve Olcan Adın ikilisinin ki geçen sezonun en
skorer iki oyuncusu, futbol adına olumlu sayılabilecek hiçbir şey ortaya
koyamazken Popov da onlardan geri kalır durumda değildi. Bu oyuncuların
kaptırdıkları topların birçoğunun topu kontrol etmeye çalışırken olması, daha
doğrusu topu kontrol edemeyişlerinden dolayı olması ne kadar hazır olduklarına
dair ipucu verdi bizlere…
Tolunay Kafkas’ın takımın en kötüsü durumundaki Cenk Tosun’a
90 dakika boyunca “derviş sabrı”
göstermiş olması da takdire şayandı gerçekten…
![]() |
| Binya, Hürriyet'in yerini doldurabilecek mi?... |
Yeni transfer Binya ise ilk resmi maçında orta alanla
savunma arasındaki görevini yaparken profesyonel oyunuyla sırıtmadı. Roberto
Carlos-vari uzun taç atışlarıyla da Antepspor adına bir eksiği giderecek gibi…
Yer yer oyuna girmede/hücuma katılmada ürkek kalsa da, savunmanın içine zaman
zaman çok gömülse de “futbol kumaşı” hakkında olumlu izlenimler verdi.
Yediğimiz gol de Dany ve Karce’nin ortak hediyesi oldu,
Antalyaspor’a… Birinin kademe hatası, diğerinin de yaşadığı tereddüt, Uğur
İnceman’a güzel bir kafa golü atma fırsatı yarattı.
![]() |
| Antalya 1 - Gaziantep 0 |
Antalyaspor’da Deniz Barış, İbrahim Dağaşan, Uğur İnceman ve
yeni transfer Doğa Kaya dikkat çeken isimlerdi. Takım savunmasında Deniz Barış,
hücum bölgesinde ise Uğur İnceman sezon boyunca Antalyaspor adına önemli işler
yapacak izlenimi verdi maç boyunca…
Sonuçta birbirini iyi tanıyan iki yerli teknik adam arasındaki karşılaşmadan taktiksel üstünlük ve oyun disiplini ile kazanan taraf ev sahibi oldu.
Lige galibiyetle başlamak ne kadar güzelse,
mağlubiyetle başlamak da o kadar üzücü… Ancak, cuma günü FB ile Kamil Ocak’taki
randevuda alınacak güzel bir galibiyet bu maçtaki mağlubiyeti kesinlikle
unutturacaktır. Kazanmak dileğiyle…





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder